Eğitim & Zeka

Ders Notu Nasıl Tutulur?

Ders Notu Nasıl Tutulur?

Derste en çok yazan öğrenci genellikle en çok öğrenen öğrenci değil. Hocanın söylediğini kelime kelime yazmaya çalışan kişi, yazarken dinleyemiyor; defter dolu, akılda kalan az oluyor. İyi not, dersin kaydı değil, dersin özeti.

Not tutmanın işe yarayıp yaramaması da zaten derste değil, ders sonrasında belli oluyor. Bir daha açılmayan defter, ne kadar düzgün yazılmış olursa olsun boşa çalışmıştır.

Neden her şeyi yazmamalı?

Çünkü yazmak, seçmeyi gerektiriyor ve öğrenme de seçmede oluşuyor. Duyduğunu olduğu gibi aktarmak zihinsel olarak kolay bir iş; "bunun önemli kısmı neresi" diye karar vermek ise zor ve tam o zorluk bilgiyi yerleştiriyor.

Pratik ölçü şu: Hocanın bir cümlesini kendi cümlenle yazabiliyorsan anlamışsın demektir. Birebir yazmak zorunda kaldığın yerler ise anlamadığın yerler; onları yanına soru işareti koyarak işaretlemek, ders sonrası ne soracağını da belirliyor.

Bir istisna var: Tanımlar, formüller, tarihler ve birebir alıntılar olduğu gibi yazılır. Bunlar seçim gerektirmiyor, doğruluk gerektiriyor.

Cornell düzeni nasıl işler?

Sayfa üçe bölünür. Sol tarafta dar bir şerit, sağda geniş bir alan, altta üç dört satırlık bir bant. Ders sırasında yalnız sağdaki geniş alana yazarsın: Maddeler, kısa cümleler, örnekler. Sol şerit ve alt bant, ders bittikten sonra doldurulur.

Sol şeride, sağda yazdıklarının karşılığı olan soruları yazarsın. "Osmanlı'da tımar sistemi" notunun karşısına "tımar sistemi neden kuruldu" sorusu gider. Alt banda ise sayfanın tamamını iki cümleyle özetlersin. Düzenin bütün değeri burada: Sayfayı daha sonra tekrar ederken sağ tarafı kapatıp sol taraftaki sorulara cevap vermeye çalışırsın, yani defter kendi kendine bir test haline gelir.

Bu, okuyarak tekrarın yerine hatırlayarak tekrarı koyuyor ve ikisi arasındaki fark büyük. Nedenini aralıklı tekrar ve aktif hatırlama yazısında ayrıntılı anlattım.

Ders sonrası beş dakika neden önemli?

Çünkü notun eksikleri yalnız o beş dakikada hatırlanıyor. Ders biter, henüz unutmamışken sayfaya dönüp yarım kalan cümleleri tamamlamak, kısaltmaları açmak ve sol şeridin sorularını yazmak beş dakika sürüyor. Aynı iş akşam yapıldığında yirmi dakika sürüyor ve bazı boşluklar artık doldurulamıyor.

Üniversitedeki derslerde bu daha da belirleyici. Slayt üzerinden giden bir derste not, slaytta olmayan şeylerden oluşur: Hocanın verdiği örnek, bir kavramı açıkladığı benzetme, "bu sınavda çıkar" dediği yer. Slaytı indirip saklamak not tutmak değil.

Bilgisayarda mı, kağıtta mı?

Hangisinde seçim yapmaya zorlanıyorsan onda. Klavyede yazmak hızlıdır ve bu hız, dersi birebir aktarmayı mümkün kıldığı için seçim yapma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor; kağıtta yazmak yavaştır ve yavaşlık seni özetlemeye zorluyor. Kağıdın avantajı bu.

Buna karşılık bilgisayarın gerçek faydaları var: Arama yapmak, notu yeniden düzenlemek, görsel eklemek. İkisini birleştiren makul bir düzen şu: Derste kağıt, ders sonrası beş dakikada dijital özet. İkinci adım zaten tekrarın kendisi oluyor.

Ekranda not tutuyorsan bir kuralı koru: Ders sırasında yalnız o pencere açık olsun. Dersi dinlerken aynı ekranda başka bir sekmeye geçmek, notun da dersin de yarısını götürüyor; multitasking yazısı bu bölünmenin maliyetini anlatıyor.

Nottan sınav çalışması nasıl çıkar?

Notu soruya çevirerek. Sınav öncesi defteri baştan sona okumak en yaygın ve en verimsiz yöntem; çünkü okuduğun şey tanıdık geliyor ve tanıdıklık bilgi sanılıyor. Onun yerine her sayfanın sol şeridindeki soruları bir kağıda geçirip, defteri kapatıp cevaplamak gerekiyor.

Üç günlük bir düzen işe yarıyor: İlk gün notlardan soru listesi çıkarmak, ikinci gün bu soruları cevaplamaya çalışmak ve tutmayanları işaretlemek, üçüncü gün yalnız işaretlileri çalışmak. Bu üç gün, defteri üç kez okumaktan daha fazla tutuyor.

Açık uçlu sınava hazırlananlar için bir adım daha var: Soruların cevaplarını tam cümlelerle yazmak. Okul yazılılarının açık uçlu soruya geçmesiyle bu doğrudan prova haline geldi; cevabın nasıl kurulacağını açık uçlu soruya nasıl cevap yazılır yazısında anlattım.

Her derste aynı not biçimi mi kullanılır?

Hayır, ve bunu zorlamak gereksiz. Matematikte not, çözümlü örnek demek: Hocanın tahtada kurduğu yolu adım adım yazmak ve kenara o adımın neden atıldığını not etmek. Konu anlatımını yazmak matematikte nadiren işe yarıyor.

Tarih ve edebiyat gibi derslerde ise ilişki not edilir, olay değil. Tarihleri kitap zaten veriyor; defterin işi "bu olay şu olayın sonucu" bağlantısını tutmak. Fen derslerinde ise mekanizma: Olayın hangi sırayla işlediğini oklarla göstermek, paragraf yazmaktan hızlı ve kalıcı.

Dil derslerinde not, kelime ve kalıp listesi olarak ilerliyor. Bunun nasıl çalıştırılacağı İngilizce kelime nasıl ezberlenir yazısında; aynı mantık diğer diller için de geçerli.

Arkadaşından not almak işe yarar mı?

Dersi kaçırdıysan evet, kaçırmadıysan hayır. Başkasının notu başkasının seçimleriyle yazılmıştır; onun atladığı yer senin eksiğin olabilir, önemli bulduğu yer sende zaten oturmuş olabilir. Hazır notu okumak, derste kendi notunu tutmanın yerini tutmuyor.

Buna karşılık notları karşılaştırmak işe yarıyor. İki kişinin aynı dersten çıkardığı notu yan yana koymak, ikisinin de kaçırdığı yeri gösteriyor ve bu, sınavda çıkma olasılığı en yüksek yerlerden biri oluyor.

Reklam
EK

Emre Karaman

Test Merkezim'i insanların kendilerini ücretsiz olarak test edebileceği ve zeka oyunlarıyla keyifli zaman geçirebileceği bir platform oluşturmak için kurdum. Tasarım ve yazılım süreçlerini yürütürken platformu daha faydalı ve erişilebilir hâle getirmeye devam ediyorum. Hakkımda