Açık uçlu soruda en sık yapılan hata, doğru cevabı bilip yanlış biçimde yazmaktır. Sonucu bulup altına tek bir sayı koyan öğrenci, aynı soruyu yarım bilip çözüm yolunu yazan öğrenciden daha az puan alabiliyor. Çünkü bu sınavlarda puan, cevabın kendisine değil puanlama anahtarındaki adımlara göre veriliyor.
Okul yazılılarının açık uçlu soruya geçmesiyle bu beceri birkaç haftada öğrenilmesi gereken bir şey oldu. İyi tarafı şu: Teknik dar ve öğrenilebilir, konu bilgisi gibi aylar istemiyor.
Açık uçlu soru nasıl puanlanır?
Her soru için hazırlanmış bir puanlama anahtarına göre. Anahtar, o sorunun tam cevabını parçalara böler ve her parçaya puan verir: doğru verinin seçilmesi, kurulan bağıntı, işlem, birim, gerekçe. Öğretmen kağıdı okurken bu parçaları arar. Yani değerlendirme "doğru mu, yanlış mı" değil, "kaç parça yerinde" sorusuna göre işler.
Bunun iki doğrudan sonucu var. Birincisi, kısmi puan gerçek: Soruyu tamamlayamasan bile yazdığın her doğru adım puan getirir. İkincisi, atlanan adım yazılmamış sayılır. Zihninde kurduğun ama kağıda geçirmediğin bağıntı, okuyan kişi için yok.
Cevaba nereden başlanır?
Sorunun istediği fiilden. Açık uçlu soruların kökünde çoğunlukla tek bir emir vardır: hesaplayınız, açıklayınız, karşılaştırınız, gerekçelendiriniz, örnek veriniz, yorumlayınız. Bu fiiller farklı cevap biçimleri ister ve biri diğerinin yerine geçmez. "Karşılaştırınız" diyen soruya iki kavramın tanımını yazmak, anahtardaki karşılaştırma puanını vermez; benzerlik ve farkın açıkça söylenmesi gerekir.
Pratik yöntem, soruyu okuduktan sonra kenara iki kelime not etmek: istenen fiil ve istenen sayı. "Açıkla, 2 neden" ya da "hesapla, birim gerekli" gibi. Bu not, cevabı yazarken yolu kaybetmeni engeller.
Matematik ve fen sorularında ikinci adım verilenleri ayırmak. Soruda geçen sayıların yanına ne olduklarını yazmak, uzun senaryo metinlerinde kaybolmayı önler. Metnin uzun olması sorunun zor olduğu anlamına gelmiyor; genellikle istenen tek bir şeydir ve metin onu kuşatan hikayedir. Bu tür soruların okunma biçimini senaryo temelli sorular nasıl çözülür yazısında ayrıca anlattım.
Ne kadar uzun yazmak gerekir?
Sorunun puanı kadar. Beş puanlık bir soruya yarım sayfa yazmak puan getirmez, zaman götürür; on puanlık bir soruyu iki cümleyle geçmek ise anahtardaki parçaların çoğunu boş bırakmak demektir. Kaba bir ölçü olarak her puan için bir kısa cümle ya da bir işlem satırı düşünebilirsin.
Uzun yazmanın bir de riski var: Doğru cevabın yanına yanlış bir cümle eklemek. Puanlama anahtarı doğru parçaları arar, ama okuyan kişi açık bir bilgi hatası gördüğünde onu da değerlendirir. Emin olmadığın bir ek bilgi cevabı güçlendirmez.
Ülke geneli ortak sınav kılavuzlarında cevapların ayrılan alanın dışına taşırılmaması isteniyor; bu da uzunluğun bir sınırı olduğunu gösteriyor. Alan, beklenen cevabın boyuna göre ayarlanmış oluyor. Çerçeveye sığmayan bir cevap yazıyorsan, muhtemelen soruyu gereğinden geniş yorumladın.
Matematikte işlem adımları nasıl gösterilir?
Satır satır ve eşittir hizasında. İlk satırda kurduğun bağıntı ya da formül, sonraki satırlarda sayıların yerine konması, son satırda sonuç ve birim. Zihinden yapılan ara işlemler bile bir satır hak eder, çünkü anahtarın puan verdiği yer genellikle o ara satırdır.
Sık görülen üç puan kaybı var. Birincisi birim yazmamak: 24 ile 24 cm arasındaki fark bir puan oluyor. İkincisi sorunun istediği değeri değil ara değeri cevap olarak bırakmak; alanı isteyen soruda kenar uzunluğunu bulup durmak gibi. Üçüncüsü karalama alanında çözüp cevap alanına yalnız sonucu geçirmek. Karalama okunmuyor.
Sonucu bulamadığın soruda da yazmaya devam etmek mantıklı. Verilenleri sıralamak, kurulması gereken bağıntıyı yazmak ve nerede tıkandığını göstermek, boş kağıttan daha fazla puan getirir.
Sözel derslerde cevap nasıl kurulur?
İddia, dayanak, bağlama. Önce sorunun istediği yargıyı açık bir cümleyle kurarsın, sonra onu metinden ya da konu bilgisinden gelen bir dayanakla desteklersin, en sonunda ikisi arasındaki ilişkiyi tek cümleyle söylersin. Edebiyat, tarih, coğrafya ve din kültürü sorularının çoğu bu üç parçayı arar.
Metne dayalı sorularda ikinci parça neredeyse her zaman metinden gelmek zorunda. "Şair burada ne anlatıyor" tipi bir soruda kendi yorumunu yazıp metinden tek kelime almayan cevap, yarım puanla kalıyor. Metinden alınan kısa bir ifadeyi tırnak içinde kullanmak, dayanağı görünür kılar.
Türkçe ve edebiyatta bir kural daha işliyor: Soru kaç şey istiyorsa o kadar yazmak. "İki neden belirtiniz" diyen soruya üç neden yazmak ek puan getirmez; yanlış olan dördüncüsü ise puan götürebilir.
Boş bırakmak mı, yarım yazmak mı?
Yarım yazmak. Açık uçlu sınavda yanlış cevabın götürdüğü bir puan yok, dolayısıyla boş bırakmanın hiçbir getirisi bulunmuyor. Bildiğin kadarını yazmak, anahtarın ilk parçalarını yakalama şansı verir.
Tamamen bilmediğin bir soruda bile iki şey yapılabilir: Sorudaki kavramı tanımlamak ve konuyla ilişkisini kurmak. Bu cevabı tam yapmaz, ama çoğu anahtarda tanıma ayrılmış bir puan vardır.
Süre nasıl bölünür?
Puan ağırlığına göre, soru sayısına göre değil. Kağıdı alır almaz puanlara bakıp yüksek puanlı soruları işaretlemek, kalan on dakikada en değerli soruyu yazıyor olmayı engeller. Ortak yazılılarda süre kırk dakika; bu, ortalama bir soruya beş dakikadan az zaman demek, yani planı sınavın ortasında kurmaya kalkmak pahalı.
Öğrenciler istediği sorudan başlayabiliyor. En iyi bildiğin soruyla başlamak iki şey kazandırır: Hızlı bir puan ve sakinleşmiş bir el yazısı. Okunmayan cevap puanlanamayan cevaptır ve bu, sınav kaygısıyla yazısı bozulan öğrencilerde gerçek bir kayıp. Sınav kaygısı yazısı o tarafı ayrıca ele alıyor.
Yazılıdan önce ne denemeli?
Çözümü yazarak soru çözmeyi. Elindeki test kitabından ya da çevrimiçi testlerden beş soru seç, şıklara hiç bakmadan çöz ve cevabını tam cümlelerle yaz. Sonra kendi yazdığına puanlama anahtarı gözüyle bak: Bu cevapta kaç parça var, hangisi eksik.
Bu provayı hafta içinde iki kez yapmak genellikle yetiyor. Test Çöz sayfasındaki ders testleri bunun için kullanılabilir; test bitince her sorunun çözümü açıldığı için kendi yazdığın adımlarla karşılaştırma yapabiliyorsun. Hangi sınıf ve derste olduğunu seçmek yeterli, örneğin 6. sınıf ya da 9. sınıf testleri.
Asıl önemli olan, bu alışkanlığı sınavdan bir gün önce değil iki hafta önce kurmak. Cevap yazma becerisi bilgiden hızlı gelişiyor, ama bir gecede gelişmiyor.