YDS İngilizce Translation Testi 1
- Translation
- 20 soru
- 30 dakika
İlk 10 soruda verilen İngilizce cümlenin en doğru Türkçe karşılığını, son 10 soruda ise Türkçe cümlenin en doğru İngilizce karşılığını seçeceksin. Önce ana cümlenin zamanını, olumlu/olumsuz yapısını ve bağlacını bul; çeldiricilerin çoğu tam bu noktalarda küçük ama belirleyici bir fark taşır.
Cevabını işaretlemek için şıkka dokun. Fikrini değiştirebilir, aynı şıkka tekrar dokunarak soruyu boş bırakabilirsin. Testi bitirdiğinde doğru cevaplar ve çözümler görünür.Şıkka dokunarak cevapla; aynı şıkka yeniden dokunursan soru boş kalır.
Sonucun
- 0 doğru
- 0 yanlış
- 0 boş
- 0 net
-
Soru 1
Although renewable energy sources have become considerably cheaper over the past decade, many countries still rely heavily on fossil fuels.
Choose the Turkish sentence that is closest in meaning to the English sentence above.
Doğru cevap: B
“Although” zıtlık bildirir (“…olsa da”), “over the past decade” geçmiş on yılı, “still rely heavily on” ise “hâlâ büyük ölçüde bağımlı” anlamını verir. Diğer seçenekler zıtlığı sebep-sonuca çevirir, zamanı geleceğe taşır ya da “considerably” sözcüğünü “biraz” diye karşılar.
-
Soru 2
It was not until the invention of the printing press that books became widely available to ordinary people.
Choose the Turkish sentence that is closest in meaning to the English sentence above.
Doğru cevap: D
“It was not until X that Y” kalıbı “Y ancak X'ten sonra oldu” demektir. “Matbaa icat edilmeseydi…” seçeneği koşul (gerçek dışı geçmiş) cümlesidir; kaynak cümlede böyle bir varsayım yoktur. Diğerleri sıralamayı tersine çevirir ya da anlamı bozar.
-
Soru 3
The more time children spend outdoors, the less likely they are to develop short-sightedness.
Choose the Turkish sentence that is closest in meaning to the English sentence above.
Doğru cevap: A
“The more…, the less…” kalıbı “ne kadar çok…, o kadar az…” anlamına gelir. “…arttıkça… o oranda artar” diyen seçenek ilişkiyi ters kurar; “kesinlikle” ve “hiçbiri” ifadeleri ise kaynak cümledeki “less likely” (daha düşük ihtimal) anlamını aşırı genelleştirir.
-
Soru 4
Had the warning been taken seriously, the damage caused by the flood could have been reduced.
Choose the Turkish sentence that is closest in meaning to the English sentence above.
Doğru cevap: C
“Had the warning been taken” devrik yapısı “If the warning had been taken” demektir: geçmişe ait gerçek dışı koşul. Yani uyarı ciddiye alınmadı, alınsaydı hasar azaltılabilirdi. “…alındığı için… azaltılabildi” gerçekleşmiş bir durum anlatır; “…alınsa bile… azaltılamazdı” ise sonucu olumsuza çevirir.
-
Soru 5
Few scientists doubt that sleep plays a crucial role in consolidating memories.
Choose the Turkish sentence that is closest in meaning to the English sentence above.
Doğru cevap: E
“Few” (a olmadan) olumsuz bir anlam taşır: “pek az, çok az”. Yani bu konuda şüphe eden bilim insanı azdır; bilim insanlarının çoğu uykunun bu rolünü kabul eder. “Bilim insanlarının çoğu… şüphe etmektedir” diyen seçenek anlamı tam tersine çevirir.
-
Soru 6
Not only does regular exercise strengthen the heart, but it also improves mood.
Choose the Turkish sentence that is closest in meaning to the English sentence above.
Doğru cevap: A
“Not only… but also…” “yalnızca…la kalmaz, aynı zamanda… de” kalıbıyla çevrilir. “…güçlendirdiği ölçüde” ifadesi iki etki arasında oran kurar ve “-ebilir” ile kesinliği azaltır; kaynak cümlede bunlar yoktur.
-
Soru 7
Many of the species living in the deep ocean have yet to be identified.
Choose the Turkish sentence that is closest in meaning to the English sentence above.
Doğru cevap: B
“Have yet to be done” “henüz yapılmamıştır” anlamındadır. “Many of” ise “birçoğu”dur. “Yakında tanımlanması beklenmektedir” ifadesi kaynak cümlede olmayan bir öngörü ekler; “pek azı” ise “many” sözcüğünü yanlış karşılar.
-
Soru 8
The museum, which had been closed for renovation for two years, reopened to visitors last week.
Choose the Turkish sentence that is closest in meaning to the English sentence above.
Doğru cevap: E
Ara cümle (“which had been closed… for two years”) müzenin iki yıldır kapalı olduğunu, ana yüklem (“reopened… last week”) ise geçen hafta yeniden açıldığını söyler. Diğer seçenekler açılmayı kapanmaya ya da geçmişi geleceğe çevirir.
-
Soru 9
Unless governments take urgent measures, water shortages are expected to worsen in the coming years.
Choose the Turkish sentence that is closest in meaning to the English sentence above.
Doğru cevap: D
“Unless” “-mezse, -medikçe” anlamındadır ve koşul hükümetlerin önlem almasıdır. “Su kıtlığı kötüleşirse…” diyen seçenek koşul ile sonucun yerini değiştirir; “…alsa bile” ise “even if” anlamı verir ve “are expected to” (beklenmektedir) ifadesini düşürür.
-
Soru 10
Researchers found that participants who were given a short break performed significantly better than those who worked continuously.
Choose the Turkish sentence that is closest in meaning to the English sentence above.
Doğru cevap: C
Karşılaştırmanın yönü önemlidir: daha iyi performans gösterenler mola verilenlerdir (“who were given a short break”). “Significantly” “belirgin biçimde” anlamındadır. Aralıksız çalışanları daha başarılı gösteren seçenek karşılaştırmayı tersine çevirir, diğerleri ise kaynakta olmayan bilgi ekler.
-
Soru 11
Şehirlerde yaşayan insanların sayısı arttıkça toplu taşımaya duyulan ihtiyaç da artmaktadır.
Choose the English sentence that is closest in meaning to the Turkish sentence above.
Doğru cevap: A
“…arttıkça… da artmaktadır” paralel bir artışı anlatır; İngilizcede “As X increases, so does Y” kalıbıyla verilir. Diğer seçenekler ihtiyacı azaltır, sebebi araç sayısına bağlar ya da yalnızca kullanıcı sayısından söz eder.
-
Soru 12
Bu ilacın uzun vadeli etkileri hakkında henüz yeterli veri bulunmamaktadır.
Choose the English sentence that is closest in meaning to the Turkish sentence above.
Doğru cevap: D
“Henüz yeterli veri bulunmamaktadır” = “There is not yet enough data”. “Uzun vadeli etkiler” = “long-term effects”. “Never” içeren seçenek “henüz” yerine “hiçbir zaman” der ve kısa vadeli etkilerden söz eder; “has no long-term effects” ise ilacın etkisi olmadığını iddia eder.
-
Soru 13
Toplantı, katılımcıların çoğu geç kaldığı için yarım saat ertelendi.
Choose the English sentence that is closest in meaning to the Turkish sentence above.
Doğru cevap: B
Cümlede sebep (“geç kaldığı için” = because… were late) ve sonuç (“yarım saat ertelendi” = was postponed for half an hour) vardır. “Although” içeren seçenek ilişkiyi zıtlığa çevirir; “was cancelled” ise ertelemeyi iptale, “çoğu”nu “yarısı”na dönüştürür.
-
Soru 14
Arı popülasyonlarındaki düşüş, yalnızca doğal ekosistemleri değil, tarımsal üretimi de tehdit etmektedir.
Choose the English sentence that is closest in meaning to the Turkish sentence above.
Doğru cevap: E
“Yalnızca… değil, … de” yapısı “not only… but also…” ile karşılanır. “Rather than” (…yerine) tarımı dışarıda bırakır; “neither… nor” ise iki etkiyi de reddeder.
-
Soru 15
Eğer daha erken yola çıksaydık, trafiğe takılmazdık.
Choose the English sentence that is closest in meaning to the Turkish sentence above.
Doğru cevap: C
“Çıksaydık… takılmazdık” geçmişe ait gerçek dışı bir koşuldur (aslında geç çıktık ve trafiğe takıldık). Bu, üçüncü tip koşul cümlesiyle verilir: “If we had…, we wouldn't have…”. “If we set out earlier, we won't…” ise gelecekle ilgili gerçek bir koşuldur.
-
Soru 16
Bazı uzmanlara göre yapay tatlandırıcıların sağlık üzerindeki etkisi sanıldığından daha karmaşıktır.
Choose the English sentence that is closest in meaning to the Turkish sentence above.
Doğru cevap: B
“Bazı uzmanlara göre” = “according to some experts”, “sanıldığından daha karmaşık” = “more complex than is thought”. “All experts… simpler” seçeneği “bazı” yerine “bütün” uzmanlardan söz eder ve karşılaştırmayı tersine çevirir; “less harmful than natural sugar” ise doğal şekerle kaynakta olmayan bir kıyas yapar.
-
Soru 17
Kütüphane, öğrencilerin sınav dönemlerinde daha uzun süre çalışabilmesi için gece yarısına kadar açık kalacak.
Choose the English sentence that is closest in meaning to the Turkish sentence above.
Doğru cevap: A
“…çalışabilmesi için” amaç bildirir ve “so that students can study” ile karşılanır; “açık kalacak” gelecek zamandır (will stay open). “Stayed open” geçmiş zamandır; “should remain open after midnight” ise “gece yarısından sonra” ve “-meli” anlamı ekler.
-
Soru 18
Dünyadaki tatlı suyun yalnızca küçük bir kısmı insanların doğrudan kullanımına uygundur.
Choose the English sentence that is closest in meaning to the Turkish sentence above.
Doğru cevap: E
“Yalnızca küçük bir kısmı” = “only a small proportion of”, “tatlı su” = “fresh water”, “doğrudan kullanıma uygun” = “suitable for direct use”. “Salt water” tatlı su yerine tuzlu sudan söz eder; “polluted” ise kirlilik anlamı katar.
-
Soru 19
Yazar, ilk romanını yayımladığında henüz yirmi yaşında bile değildi.
Choose the English sentence that is closest in meaning to the Turkish sentence above.
Doğru cevap: C
“Yirmi yaşında bile değildi” = “was not even twenty”; “ilk romanını yayımladığında” = “when she published her first novel”. “Shortly after she turned twenty” yazarı yirmi yaşın üzerine taşır; “over twenty when she started writing” ise hem yaşı hem eylemi değiştirir.
-
Soru 20
Araştırmanın sonuçları, öğrencilerin uykusuzluğunun dikkatlerini olumsuz etkilediğini ortaya koymaktadır.
Choose the English sentence that is closest in meaning to the Turkish sentence above.
Doğru cevap: D
Cümlede sebep uykusuzluk, sonuç dikkatin olumsuz etkilenmesidir: “lack of sleep negatively affects their attention”. “Attention problems cause them to sleep less” sebep ile sonucu yer değiştirir; “has no effect” ise etkiyi tamamen reddeder.
Boş bıraktığın sorular yanlış sayılmaz.