Google arama çubuğuna o malum soruyu yazdığında karşına rengarenk haritalar, iddialı sıralamalar dökülüyor. Türkiye’nin karşısında da çakılı duran bir sayı var. Arkasına da akademik bir süs takmışlar ki yutması kolay olsun.
Açık konuşalım. Bu yazıda o bayat rakamı gevelemeyeceğiz. İşin mutfağına ineceğiz. O sayının arkasındaki illüzyonu sökeceğiz. Çünkü kaynağın ne kadar çürük olduğunu fark ettiğinde, o tablolara sadece gülüp geçeceksin.
Peki Bu Rakamlar Nereden Üflendi?
İnterneti kasıp kavuran bu IQ listelerinin neredeyse tamamı tek bir imalathaneden çıkma: 2000'li yılların başında piyasaya sürülen ve sürekli makyajlanan tek bir veri yığını.
Niyet güya iyidİ. Dünyanın dört bir yanından eski araştırmaları toplayıp küresel bir zeka haritası çizmek. Kulağa hoş geliyor, değil mi? Uygulama ise tam bir fiyasko.
1. Katılımcı Profili Tam Bir Piyango
Bir ülkenin zihinsel röntgenini çekmek istiyorsan, toplumun her rengini kapsayan devasa bir gruba ulaşman gerekir. Ağrılı fırıncı da olacak, İzmirli mühendis de, 70 yaşındaki dede de.
Peki bu çalışmada ne yapılmış? Tam bir trajikomedi. Bazı ülkelerin "ulusal zeka ortalaması", sadece birkaç düzine insandan yola çıkılarak hesaplanmış. Tek bir şehir, hatta tek bir okul... Bir mahalledeki üç zenginin cüzdanına bakıp tüm ülkenin refah düzeyini ilan etmekten farksız bu.
2. Masa Başında Uydurulan Sayılar
İşin en absürt tarafı ne biliyor musun?
Bazı ülkelerde hiç ölçüm yapılmadı. Sıfır. Elde var yok.
Araştırmacılar ne mi yaptı? "Komşusu şöyleyse, kendisi de böyledir" deyip harita üzerinde kehanette bulundular. Matematiksel adı interpolasyon olan bu masa başı tahminler, tabloda sanki laboratuvar hassasiyetinde ölçülmüş gibi sırıtıyor.
3. Zaman ve Test Karışıklığı
Çorbaya dönmüş bir veri havuzu düşün. Bir ülkenin verisi 1970'lerden kalma, diğerininki 2000'lerden. Biri çocuklara uygulanmış, diğeri yetişkinlere. Üstelik kullanılan ölçekler bambaşka.
Buradaki en büyük tuzak Flynn etkisi. Bilim dünyası çok iyi bilir ki, beslenme ve eğitim geliştikçe küresel IQ puanları her on yılda bir yaklaşık 3 puan tırmanır. 1970'in dünyasıyla 2005'in verisini aynı sepete koyarsan, ölçüm mü yapmış olursun yoksa elma ile armudu mu karıştırırsın?
4. Kültürel Körlük
Zeka testleri gökten zembille inmiyor. Tasarlandıkları toplumun kodlarını taşırlar. Bir Batı ülkesinde hazırlanan testi alıp, bambaşka yaşam dinamikleri olan bir coğrafyaya bodoslama uygulayamazsın.
Sözlü soruları geçtim; o "kültürden bağımsız" sanılan soyut şekil bulmacaları bile tarafsız değil. Geometrik örüntülerle düşünme becerisi bile okul sırasına oturmakla şekillenen bir alışkanlık çünkü.
Bilim Dünyası Bu Tablolara Ne Diyor?
Uzmanlar bu veri setini delik deşik etti. Veri kalitesinin yerlerde gezindiği açıkça kanıtlandı. Bugün saygın hiçbir akademisyen bu listeleri ciddiye almıyor.
Ama neden hala her yerdeler? Çok basit. Çünkü tıklama alıyor. İnsanlar sıralamayı sever, tartışmayı sever, etiketlemeyi sever.
Peki Doğrusu Nasıl Yapılır?
Küresel düzeyde objektif bir kıyaslama imkansız mı? Aslında hayır. Ama bedeli ağır. Ülkeyi mükemmel temsil eden devasa gruplar bulacaksın, yerel standartları oluşturacaksın, herkesi aynı koşullarda sınayacaksın...
Şu an elimizde böyle bir küresel IQ çalışması yok. Fakat zeka yerine eğitim çıktısını teraziye koyan çok daha sağlam bir fenerimiz var: PISA.
PISA, 15 yaşındaki gençleri aynı yıl, aynı standartla tartar. Türkiye'nin PISA 2022 karne tablosuna bakarsak: Matematik 453, okuma 456, fen 476. OECD ortalamalarının bir miktar gerisindeyiz. Ama unutma, bu bir zeka ölçümü değil, eğitim sisteminin aynasıdır.
Aynı Çatı Altındaki Dev Farklar
Tek bir rakama sıkışıp kalmak büyük bir yanılgı. Bir ülkenin kendi içindeki bireysel farklar, ülkeler arasındaki ortalama farklardan katbekat büyüktür.
Yani sokaktan rastgele çevirdiğin birinin zihnini, o ülkenin ortalama etiketiyle okuyamazsın. Sıfır bilgi verir bu sana. Beslenme, sağlık, erken yaşta eğitim gibi şartlar değiştikçe o puanlar da esner, canlanır. Sabit bir kader değildir bu.
Türkiye için dolaşan o sayı yanlış mı?
Yanlış diyebilmemiz için önce ortada "doğru" bir ölçüm olması gerekirdi. Sayı yanlış değil, dayanaksız. Gölgelerden ibaret.
Neden her yerde bu haritaları görüyoruz?
Çünkü provokatif. Tartışma çıkarıyor, sosyal medyada yangın aşılıyor. Metodolojik eleştirileri okumak ise sabır ve emek ister.
Peki kendi potansiyelimi nasıl görececeğim?
Ülke ortalamasını bir kenara bırak, sen kendi zihinsel haritana bak. Merakını gidermek için sitemizdeki ücretsiz IQ testini çözebilir, detaylı yol haritası için rehber yazılarımıza göz atabilirsin.