ÖSYM 2026 YKS ek yerleştirme sonuçlarını 28 Eylül 2026'da açıkladı ve kayıtlar 2–9 Ekim arasında yapıldı. Böylece 2026 yerleştirme dönemi tamamen kapandı. Geride kalan tablo, üniversite kapılarını merak eden herkes için öğretici: ek yerleştirmede açılan yüz bini aşkın kontenjanın yarıdan fazlası boş kaldı. Bu yazıda sayılara, boş kalmanın nedenlerine ve 2027'de tercih yapacak adayın bu tablodan ne çıkarması gerektiğine bakıyorum.
Ek yerleştirmede kaç kontenjan boş kaldı?
ÖSYM'nin ek yerleştirme sonuçlarıyla birlikte paylaştığı sayısal bilgilere göre açıköğretim dışındaki örgün programlarda 100 bin 738 kontenjan ek yerleştirmeye açıldı. Bu kontenjanların 44 bin 974'üne aday yerleşti, 55 bin 764'ü boş kaldı. Boş kalan yerler devlet ve vakıf üniversitelerine dağılıyor; vakıf üniversitelerinin ücretli kontenjanları ağırlıkta, ancak devlet üniversitelerinde de binlerce yer dolmadı.
Ek yerleştirme nedir, kim yararlanır?
Ağustostaki ana yerleştirmede bir programa yerleşemeyen ya da yerleşip kayıt yaptırmayan adaylar için eylülde açılan ikinci tercih dönemi. Ana yerleştirmede bir programa yerleşip kayıt yaptıran aday ek yerleştirmeye katılamıyor; bu kural, ek yerleştirmeyi "daha iyisini deneyeyim" fırsatına değil, açıkta kalanlar için bir ikinci şansa dönüştürüyor. Boş kontenjanlar ÖSYM'nin kılavuzunda program program ilan ediliyor ve adaylar kendi puan türlerine göre tercih yapıyor.
Kontenjanlar neden boş kalıyor?
Üç neden öne çıkıyor. Birincisi ücret: vakıf üniversitelerinin ücretli kontenjanları, burssuz ya da düşük burslu programlarda adayın bütçesini aşıyor. Tercih edilmeyen yerlerin büyük kısmı bu gruptan. İkincisi coğrafya: büyükşehir dışındaki bazı devlet üniversitelerinin programları, benzer puanla büyükşehirde okuma imkânı varken tercih listesine girmiyor. Üçüncüsü bölüm algısı: iş bulma beklentisi düşük görülen programlar, puanı yeterli adaylar tarafından bile boş bırakılıyor.
Bir de yapısal bir neden var. Açılan kontenjan sayısı yıllardır sınava giren ve yerleşmek isteyen aday sayısının üzerinde seyrediyor. Üniversiteye girmek isteyen herkes için bir yer olması iyi haber; ama o yerin istenen yer olması ayrı bir mesele. Boş kontenjan tablosu bu iki şeyin arasındaki açığı gösteriyor.
Boş kontenjan, "kolay girilir" anlamına mı geliyor?
Kısmen. Bir programın kontenjanı boş kaldıysa ek yerleştirmede taban puanı düşmüş, bazı programlarda sıralama şartı dışında puan bile oluşmamış olabilir. Ama bu, aynı programın 2027'de de boş kalacağı anlamına gelmiyor. Bir yıl boş kalan program bazen bir sonraki yıl kontenjanı azaltılarak açılıyor, bazen bursu artırılıyor ve doluyor. 2027 adayının bakması gereken tek yıl değil, son üç yılın eğilimi.
2027 adayı bu tablodan ne öğrenmeli?
İlk ders, tercih listesinde "sigorta" tercihlerinin önemi. Ana yerleştirmede açıkta kalan adayların bir kısmı puanı yetmeyen değil, listesini yalnızca yüksek sıralı programlarla dolduran adaylar. Listenin son birkaç sırasına gerçekten gidilecek, puanın rahat yettiği programlar yazılmadığında ek yerleştirme tek seçenek kalıyor ve orada istenen program çoğu zaman artık yok. Tercih listesi nasıl yapılır yazısı bu dengeyi kurmanın yöntemini anlatıyor.
İkinci ders, vakıf üniversitelerinin burs oranları. Ek yerleştirmede boş kalan ücretli kontenjanlar, aynı programın burslu kontenjanlarının ana yerleştirmede dolduğunu gösteriyor. Burslu ve yüzde 50 burslu kontenjanların taban puanları ücretlilerden çok daha yüksek. Tercih yaparken aynı programın farklı burs dilimlerini ayrı programlar gibi düşünmek, hem beklentiyi hem bütçeyi gerçekçi tutuyor.
Üçüncü ders, puanın kendisinden çok başarı sırasının izlenmesi. Taban puanlar yıldan yıla sınavın zorluğuna göre kayıyor, ama bir programa yerleşen son adayın sırası daha kararlı. 2027 adayı bugünden hedef programlarının son üç yıldaki sıralarını not edip deneme sonuçlarını bu sıralarla karşılaştırmalı. TYT ve AYT konu testleri bu karşılaştırmanın ilk adımı olan net takibi için uygun.
Açıköğretim neden bu tabloda yok?
Yukarıdaki sayılar yalnızca örgün programları kapsıyor; ÖSYM açıköğretim kontenjanlarını ayrı değerlendiriyor. Açıköğretim programlarının çoğunda kontenjan sınırlaması bulunmadığı ya da çok geniş tutulduğu için "boş kontenjan" kavramı orada anlam taşımıyor. Örgün programlara yerleşemeyen adayların bir kısmı aynı dönemde açıköğretime yerleşiyor; bu yüzden örgün tablo, yükseköğretime giren toplam öğrenci sayısını değil, örgün yerlerdeki talep açığını gösteriyor. 2027 adayı için önemli olan da bu açık: örgün programlarda yer bulmak sanıldığından kolay, istenen programda yer bulmak ise her yıl biraz daha rekabetçi.
Kayıt yaptırmayan aday ne kaybeder?
Ek yerleştirmede bir programa yerleşip kayıt yaptırmayan adayın bir sonraki yıl sınava girmesinde engel yok, ancak yerleşmiş sayıldığı için ertesi yılın yerleştirmesinde ortaöğretim başarı puanının katkısı azalıyor; bu kural kılavuzda yazıyor ve her yıl bazı adayları şaşırtıyor. Bu yüzden "yerleşeyim de bakarım" mantığıyla tercih yapmak, ertesi yıl birkaç bin sıra geriden başlamak anlamına gelebiliyor. 2026'da tercih yapıp kayıt yaptırmayanların 2027 planını bu bilgiyle kurması gerekiyor.