Eğitim & Zeka

Müzik Dinleyerek Ders Çalışmak Verimli mi? Hangi Müzik, Hangi Derste?

Müzik Dinleyerek Ders Çalışmak Verimli mi? Hangi Müzik, Hangi Derste?

Kısa cevap: duruma göre. Ne çalıştığına, hangi müziği açtığına ve odanın ne kadar sessiz olduğuna bağlı. Sözlü müzik okuma, yazma, ezber ve yeni konu öğrenme gibi dil kullanan her işi yavaşlatır. Bilinen tipten çok soru çözmek gibi tekdüze işlerde hafif, sözsüz ve tanıdık bir müzik zarar vermez; sıkıcı işi sürdürmene yardım bile edebilir. Zor ve yeni bir konuda en iyi eşlikçi sessizlik. Gürültülü bir evde ya da yurt odasında ise sözsüz müzik, etraftaki konuşmadan iyidir.

Bu kadarı tek paragrafa sığıyor; ama "ben müzikle daha iyi çalışıyorum" diyen herkesin bir itirazı var. Ona sıra gelecek; önce müziğin zihinde neyle çarpıştığına bakalım.

Reklam

Müzik dinlerken ders çalışmak beyni nasıl etkiler?

Sözlü müzik, o sırada dil işleyen işi bozar; sözsüz ve sakin müzik çoğu işte ya etkisizdir ya da küçük bir fark yaratır. Nedeni çalışma belleğinde saklı. Çalışma belleği, bilgiyi birkaç saniye tutup üzerinde işlem yaptığın dar alan; kapasitesi küçük. Bu alanın ses ve dil için ayrılmış bir bölümü var: okuduğun cümleyi içinden tekrarlayan, ezberlediğin formülü döndürüp duran ses döngüsü. Kulağından giren şarkı sözü de aynı döngüye yazılmak ister. İki ses aynı dar kanalda sıraya girer, ikisi de yarım işlenir.

Bellek araştırmalarında buna "ilgisiz ses etkisi" deniyor ve on yıllardır tekrarlanan bulgulardan biri. Deney düzeni basit: katılımcılara kısa bir harf ya da kelime dizisi gösteriliyor, sonra sırayla hatırlamaları isteniyor. Arka planda konuşma olduğunda hatırlama belirgin biçimde düşüyor; katılımcı sesi görmezden gelmeye çalışsa da düşüyor. İşin ilginç tarafı, anlamadığın bir dildeki konuşmanın da bozması. Zihin sesi önce kelimeye benzeyen parçalara ayırmaya çalışıyor; anlam taşıması şart değil. Değişen, inip çıkan sesler sabit bir uğultudan çok daha fazla bozuyor. Şarkı sözü tam olarak bu: değişen, inip çıkan, kelimeye benzeyen ses.

Dikkat tarafında da bir bedel var. Dikkat bir filtre gibi çalışır; ilgisiz uyaranı dışarıda tutmak için sürekli küçük bir enerji harcar. Tanıdık bir şarkının nakaratı geldiğinde filtre bir an açılır, nakaratı içinden söylersin, sonra kaldığın cümleyi yeniden okursun. Her yeniden okuma birkaç saniye; bir saatte onlarca kez.

Hangi derste müzik dinlenir, hangisinde dinlenmez?

Ölçü ders değil, yaptığın işin dil kullanıp kullanmadığı. Matematik "sayısal" diye müziğe uygun sanılır; ama yeni bir konuyu kitaptan okuyorsan o iş dil işidir. Aynı konudan ellinci soruyu çözerken ise dil neredeyse devre dışıdır, kalıp çalışır. Tablo bu ayrıma göre kuruldu.

Çalışma türü Müzik Neden
Yeni konu öğrenmek Sessizlik Anlamak için çalışma belleğinin tamamı lazım
Okuma, paragraf, yabancı dil Sessizlik Şarkı sözü okuduğun kelimeyle çakışır
Ezber: tarih, formül, kelime Sessizlik Ses döngüsü zaten tekrarla dolu
Yazma: kompozisyon, özet Sessizlik ya da çok kısık sözsüz Cümle kurmak dil işidir
Bilinen tipten soru çözmek Hafif, sözsüz, tanıdık Sıkıcı tekrarda uyanık tutar
Deneme sınavı Sessizlik Sınav koşulu
Not temize çekme, şekil çizme Serbest Dil işlenmiyor
Gürültülü ortam Sözsüz müzik ya da sabit gürültü Konuşmayı örter

"Sessizlik" satırlarına itiraz gelecek: "Ben paragrafı müzikle çözüyorum, sorun olmuyor." Öyle görünüyor, çünkü kayıp sessiz ve küçük: biraz daha uzun süre, bir iki fazla yanlış, ertesi gün biraz daha az hatırlama. Ölçmeden fark edilmez; ölçmenin yolu yazının sonunda.

Sözsüz müzik her zaman güvenli mi?

Hayır. Sözsüz olması gerekli ama yeterli değil. Üç şey daha önemli: tempo, ses yüksekliği ve tanıdıklık. Hızlı ve yüksek sesli müzik, sözsüz de olsa anlamayı zorlaştırır; okuma anlama deneylerinde en belirgin kayıp hızlı ve gür çalınan parçalarda çıktı, yavaş ve kısık olanlar sessizlikten pek ayrılmadı. Çalışırken dinlediğin parça konuşma sesinin altında kalmalı.

Tanıdıklık tersine çalışır. Yeni bir albüm merak uyandırır; her yeni parçada dikkat "bu ne?" diye ona döner. Yüzlerce kez dinlediğin parça ise fon olur. Bir istisna: çok sevdiğin şarkının enstrümantal sürümü. Sözü yok ama sen sözü biliyorsun ve nakarat gelince içinden söylersin; ses döngüsü yine dolar.

Film müzikleri, barok ve klasik dönem eserleri, ambient ve lo-fi listeleri genelde bu ölçütleri karşılar. Tür garanti vermez. Ani davul girişleri olan bir senfoni ya da ortasında vokal çıkan bir elektronik parça listeyi bozar; dinlemeden koyma.

"Müzikle daha iyi çalışıyorum" hissi neden yanıltır?

Çünkü iyi hissetmek ile iyi öğrenmek farklı şeyler ve zihin ikisini birbirine karıştırır. Buna akıcılık yanılgısı deniyor: bir iş kolay ve pürüzsüz aktığında "oldu" hissi gelir; oysa öğrenme çoğu zaman sürtünme olan yerde olur. Müzik sürtünmeyi azaltmaz, hissini örter. Sevdiğin parça çalarken sıkıntı azalır, süre hızlı geçer, zor sayfa katlanılır olur. Bunlar gerçek; hiçbiri ertesi gün daha çok hatırlayacağın anlamına gelmez.

Bir çalışmada katılımcılar hatırlama görevini üç koşulda yaptı: sessizlik, sevdikleri müzik, sevmedikleri müzik. Sevdikleri müziğin daha az rahatsız ettiğini söylediler. Puanlarda ise sevilen ve sevilmeyen müzik aynı ölçüde geriydi; sessizlik ikisini de geçti. Keyif gerçekti, performans farkı değildi.

Kişi farkı var elbette; kimi dış sesten daha az etkilenir, aynı kişi yorgunken daha çok. Ama bu farkı hissederek değil, sayarak bulursun. "Müzikle daha rahatım" cümlesi büyük olasılıkla doğru. "Müzikle daha çok öğreniyorum" cümlesini ancak ölçüm doğrular.

Mozart etkisi gerçek mi?

Bir dönem gerçek sanıldı; bugün abartılmış bir bulgu olarak anılıyor. 1993'te yayımlanan küçük bir çalışmada üniversite öğrencileri kısa bir süre Mozart dinledikten sonra bir uzamsal akıl yürütme görevinde biraz daha iyi sonuç aldı. Etki dakikalar içinde kayboldu. Haber başlıkları bunu "Mozart zekayı artırıyor"a çevirdi; bebekler için klasik müzik albümleri satıldı. Sonraki araştırmalar aynı kısa etkiyi keyif veren başka uyaranlarla da elde etti: ritmi hoş bir parça, ilgi çekici bir hikaye. Mekanizma müzik değil, kısa süreli uyarılma ve iyi ruh hali. Testten hemen önce canlanmanın yararı olabilir; "dinlerken zeka gelişir" iddiasının dayanağı yok.

Reklam

Gürültülü ortamda ne yapmalı, kulaklık işe yarar mı?

Sessiz oda yoksa sözsüz müzik ya da sabit bir gürültü, etraftaki konuşmadan iyidir. Çalışma belleğini en çok bozan ses konuşmadır: televizyon, kardeşinin telefon görüşmesi, kafedeki yan masa. Konuşma hem değişkendir hem kelime taşır; ilgisiz ses etkisinin tam hedefi. Sabit bir ses perdesi (yağmur sesi, vantilatör uğultusu, beyaz ya da kahverengi gürültü) bu konuşmayı örter. Zihin tekdüze sese birkaç dakikada alışır ve onu filtre dışına atar; konuşmaya alışamaz, çünkü her cümle yenidir.

Lo-fi listeleri çoğu zaman bu yüzden işe yarar: yavaş, sözsüz, tekrarlı ve biraz uğultulu. Sihir yok; ölçütleri karşılıyor. Beyaz gürültünün öğrenmeyi artırdığına dair güçlü bir kanıt da yok; işi gürültüyü örtmek. Sessiz bir odada açarsan ek kazanç bekleme.

Kulaklıkta ölçü ses seviyesi. Gürültü engelleyici kulaklık klima ve trafik uğultusunu iyi keser, konuşmayı kısmen. Konuşmanın üstüne sesi yükseltmek yerine kulak içi kulaklıkla kısık ses yeterli; saatlerce yüksek ses hem işitmeyi yorar hem dikkate ek yüktür. Yanına gelen biri normal tonda konuştuğunda duyacak kadar kısık tut.

Çalışma listesi nasıl olmalı?

Liste bir kere kurulur ve çalışma sırasında bir daha açılmaz. Sözsüz. Tanıdık: birkaç kez dinlediğin, sürprizi kalmamış parçalar. Sakin tempo: ani giriş ve ses sıçraması yok. Sabit ses: parçalar arası ses farkı olmasın; varsa uygulamanın ses eşitleme ayarını aç. Bir odak bloğu kadar uzun: liste bitince müzik durur, bu aynı zamanda ara vaktinin geldiğini söyler. Oturum boyunca değişmez: parça atlamak, "bu olmadı, başka bir şey bulayım" demek, her seferinde telefonu eline alıp listeyi gezmek dikkat bütçesinin en büyük sızıntısıdır. Müzik seçmekle geçen on dakika, müziğin kazandıracağından fazladır.

Telefonun kendisi ayrı bir sorun. Müziği açmak için telefonu masaya getiriyorsan bildirim de masaya geliyor demektir. Listeyi çevrimdışı indir, telefonu uçak moduna al ya da müziği başka bir cihazdan çal. Odak bloğunu nasıl kuracağın derin çalışma yazısında; müzik o bloğun fonu olabilir, ön planı olamaz.

Sınav sessiz olacak; çalışma ortamı sınava benzemeli mi?

Evet; en azından son haftalarda ve her denemede. İki nedeni var. Birincisi bellekle ilgili: hatırlama, öğrenme anındaki koşullara benzeyen koşullarda daha kolay olur. Bu, bellek araştırmalarının eski ve sağlam bulgularından biri. Ortamın parçası olan müzik de o koşulun içinde sayılır; her şeyi fonda aynı parça çalarken öğrenen biri, sessiz salonda ipuçlarından birini kaybeder. Küçük bir kayıp; ama sınav günü, küçük kayıpların toplandığı gündür.

İkincisi alışkanlık. Aylarca kulaklıkla çalışıp sınav sabahı ilk kez sessizlikte oturmak, sessizliği yabancı bir uyarana çevirir: kalem sesleri, öksürükler, sayfa çevirmeler. Hepsi birden büyür. Deneme sınavlarını sessiz çözmek bu yüzden pazarlık konusu değil. Test Çöz bölümündeki testler süreli; kulaklıksız, telefon kapalı, masanın başında çöz. Konu tekrarında müzik açıyorsan bile denemede kapat.

Kendi deneyini nasıl yaparsın?

Tartışmayı bitirmenin en kısa yolu ölçmek; yarım saat sürer. Aynı konudan, aynı zorlukta iki soru seti seç, her biri 20 soru. İlk seti sevdiğin müzikle, ikinciyi sessiz çöz. Her set için iki sayı yaz: kaç dakika sürdü, kaç doğru. Ertesi gün aynı şeyi sırayı ters çevirerek yap: önce sessiz, sonra müzikli. Sıra değiştirmek yorgunluk ve ısınma etkisini dengeler. Dört ölçümün sonunda elinde hisse değil sayıya dayanan bir cevap olur.

Okuma ve ezber için düzenek biraz farklı: iki benzer paragraf ya da iki 20 kelimelik liste; birini müzikle, birini sessiz çalış, birkaç dakika sonra kapalı kitapla ne hatırladığını yaz. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, hemen değil biraz bekleyip ölçmek; müziğin farkı en çok kalıcılıkta çıkar.

Sonuç müzik lehine çıkarsa o iş türünde müziğe devam; aleyhine çıkarsa kulaklığı çıkar. Çoğu kişide tablo şöyle olur: tekdüze soru çözümünde fark küçük ya da yok, okuma ve ezberde sessizlik önde. Senin sayıların farklı çıkabilir; mesele de bu, genelleme değil kendi sayıların. Dikkati dağıtan diğer şeylerle baş etmenin yolları konsantrasyon nasıl artırılır yazısında.

Müzik, çalışma masasında ne düşman ne mucize. Dil kullanan iş için kapat; tekdüze iş için sözsüz ve tanıdık bir listeyle aç; gürültüyü örtmek için kullan; denemede ve sınava yakın haftalarda sessizliğe dön. Gerisini kendi 20 sorun söyler.

Sık sorulan sorular

Lo-fi veya beyaz gürültü işe yarar mı?

Gürültülü ortamda evet: sabit, sözsüz ses konuşmayı örter ve zihin birkaç dakikada onu görmezden gelmeyi öğrenir. Sessiz odada ikisinden de ek bir katkı bekleme. Lo-fi'yi video ya da sohbet açık bir yayından değil, çevrimdışı listeden dinle.

Matematik çalışırken müzik dinlenir mi?

Yaptığın işe göre. Yeni konuyu okurken, çözümlü örneği anlamaya çalışırken ve uzun problem metni okurken hayır; üçü de dile dayanır. Bildiğin tipten alıştırma çözerken hafif sözsüz müzik zarar vermez, sıkıcı tekrarda yardımı bile olabilir.

Sınavda müzik olmayacak, alışmak sorun mu?

Olabilir, iki nedenle: hatırlama öğrenme ortamına benzeyen ortamda daha kolaydır ve sessizliğe alışık olmayan zihin salondaki küçük sesleri büyütür. Denemeleri her zaman sessiz çöz; sınava son haftalarda konu tekrarını da sessizliğe taşı.

Reklam
EK

Emre Karaman

Test Merkezim'i insanların kendilerini ücretsiz olarak test edebileceği ve zeka oyunlarıyla keyifli zaman geçirebileceği bir platform oluşturmak için kurdum. Tasarım ve yazılım süreçlerini yürütürken platformu daha faydalı ve erişilebilir hâle getirmeye devam ediyorum. Hakkımda